04 Aralık 2021, Cumartesi 04:26

Anne Karnında Bebeğin Eşi Plasentanın Rahim Ağzına Yakın Olması

Anne Karnında Bebeğin Eşi Plasentanın Rahim Ağzına Yakın Olması

Bebeğin eşi olarak da bilinen plasenta gebelik süresince bebeği besleyen ve koruyan bir organdır. Plasentanın yeri tam olarak 28. haftada kesinleşir.  Geçici bir organ olması sebebiyle eşsizdir; bebek doğana kadar bebeğin yanında olup doğumda da bebekle birlikte vücuttan atılır.”

Plasentanın sağlığı anne ve bebeğin gelişimi için çok önemlidir. Gebelik boyunca, plasenta; oksijen ve besin sağladığı gibi bebeğin atıklarını da süzer. Aynı zamanda, plasenta, gebelikte hormon üretiminde önemli olduğu gibi, bebeği bakteri ve enfeksiyonlardan korumaya yardımcıdır. Kan ile dolu plasenta, rahim duvarına katılır ve bebekle göbek bağını birbirine bağlar. Plasenta, genellikle rahmin duvarlarında üst ya da aşağıya ilişiktir. Zaman zaman, sağlık sorunlarına yol açacak şekilde rahmin fazla büyümesine sebep olur ya da rahme ilişebilir.

Plasenta, yaklaşık olarak disk şeklinde, 7 parmak çapında ve 2 parmaktan az kalınlıktadır. Plasentanın (bebeğin eşi) üst yüzeyi pürüzsüz ve alt yüzeyi pürüzlüdür. Damarlarla doludur ve bebeğin doğumundan sonra rahimden atılır.

Plasentanın yeri ve durumu ultrasonla görülüp kontrol edilebilir. Rahim, plasenta ve fetüs gebelik süresince büyümektedir;  bu yüzden plasentanın yeri de gebelik boyunca değişmektedir. Plasentayı ultrasonla görebilmek için yaklaşık süre gebeliğin 18 ila 20 haftalarıdır.  Plasenta genel itibarıyla rahim ağzına uzak bir yerde olur ancak, bazen anormal şekilde rahim ağzına yakın vaziyette büyüyebilir. Bu durumlarda; plasenta, rahim duvarının %50’sini kaplar.

Gebelik sürerken, plasenta gelişir ancak bu gelişme rahmin gelişimiyle aynı oranda değildir. Plasenta genel olarak, rahim ağzında gelişir. Gebeliğin 40. Haftasına kadar, plasenta rahim duvarının %17 ila %25’ine ilişik şekildedir.

Gebelikte Plasentanın 10 Önemli Görevi

  1. Gebeliğin tüm süresince, plasenta hayati önem taşır ve bebeğin güvenle doğmasını sağlar. Diğer görevleri ise şöyle sıralanabilir:
  2. Plasentanın asıl görevi bebeğe yeterli oranda besin sağlamaktır. Annedeki kanlar bebeğe ulaşmadan önce, plasentada dolaşıp bebeğe bağlı olan göbek bağına varır.
  3. Plasentanın bir diğer önemli görevi ise bebek için böbrek vazifesi görmesidir; kanı, bebeğin sağlığı için tehlikeli olabilecek kötü maddelerden temizler.
  4. Plasenta aynı zamanda bebeğin akciğeri vazifesi görür ve anne vücudundaki oksijenin bebeğe ulaşmasını sağlar.
  5. Plasenta, bebeğin oluşturduğu atıkları toplayıp sonrasında bu maddelerin annenin idrarıyla atılmasını sağlar.
  6. Plasenta, bebeği annenin kanından dolayı olası enfeksiyonlara karşı korur; bir nevi süzgeç görevi görür.
  7. Plasenta tarafından, yüksek oranda plasenta laktozuyla üretilen birçok hormon, annenin vücudundan bebeğin kan dolaşımına yeterli oranda glükoz girmesini sağlar.
  8. Plasenta aynı zamanda yemek parçacıklarını da parçalayarak, bebeği hızlı şekilde besler.
  9. Plasenta, anne tarafından alınan oksijeni kana dağıtarak, göbek bağıyla bebeğin dolaşım sistemine karışmasını sağlar. Plasentanın bebeğin amniyotik sıvıdan nefes almasını engellemesi öne çıkan ve en önemli özelliğidir.
  10. Plasenta, progesteron ve östrojen gibi birçok kadınlık hormonlarını salgılayarak bebeğin doğma zamanı dolmadan rahmin olası kasılmalarını engeller. Bu aynı zamanda, anne dokularının ve rahmin doğuma hazırlanmasını sağlar.
  11. Gebelik süresince, rahim genişledikçe ve hareket ettikçe plasenta da hareket eder. Plasenta ilk zamanlarda alçaktadır ancak gebeliğin son dönemlerinde rahmin yukarısında gelir,  ki bu da doğumda rahim ağzının açık kalmasına yarar.

Plasentanın Rahim Ağzına Yakın Olması Ne Demektir?

Plasenta rahim ağzına yerleşmesine plasenta previa denir. Plasenta rahim ağzını (serviks) tamamiyle kapatmışsa Total; kısmi olarak kapatmışsa Parsiyel; plasenta rahim ağzına yakın ama kapatmıyor ise Marjinal Plasenta Previa olarak adlandırılır.

Plasentanın Sağlığını Neler Olumsuz Etkiler?

Gebelikte, değiştirebilir yada değiştirilemez birçok şey plasentanın durumunu etkiler. Bazıları şunlardır:

  1. Gebelik Yaşı : Plasentayla ilgili problemler yaşlı kadınlarda daha yaygındır, özellikle de 40 sonrası yaşlarda.
  2. Amniyon Kesesinin Erken Yırtılması: Gebelik boyunca, bebek amniyotik kese denilen bir zarla kaplıdır. Eğer bu zar doğum başlamadan yırtılırsa, plasenta problemleri ortaya çıkar.
  3. Yüksek Tansiyon: Annede yüksek tansiyon olması plasentanın durumunu etkileyebilir.
  4. İkiz veya Daha Fazla Çoklu Gebelikler: Eğer karında birden çok bebek taşınıyorsa, plasentanın problem yaşama olasılığı yüksektir.
  5. Kan Pıhtılaşma Sorunu Varsa: Kanda çok pıhtılaşma ya da az pıhtılaşma gibi kan problemleri plasenta sağlığını tehlikeye atar.
  6. Rahim Ameliyatı: Eğer önceden sezaryen ve miyomların alınması gibi rahimde operasyon olduysa, plasenta problemi yaşamak büyük olasılıklıdır.
  7. Önceden Yaşanan Plasenta Problemi: Eğer önceden plasenta sorunu yaşandıysa, bu sorunun kendini tekrarlaması yüksek ihtimal dahilindedir.
  8. Madde Bağımlılığı: Gebelikte kullanılan hap, sigara, kokain gibi maddeler plasentanın sağlığını tehlikeye atmaktadır.  
  9. Karın Travmaları : Karına alınan darbeler (düşme, tekme gibi) plasentada probleme yol açar.

Plasentada Problem Olduğunun Belirtileri Nelerdir?

Eğer bunlardan biri yaşanırsa hemen doktora başvurulmalıdır:

  1. Vajinal kanama
  2. Karın ağrısı
  3. Şiddetli sırt ağrısı
  4. Ani rahim kasılmaları
  5. Düşme, trafik kazası ve karına şiddetli sarsıntılar/baskılar

 

YORUM YAPIN

Bu makaleye bir yorum yapın.

 
 
KAPAT