04 Aralık 2021, Cumartesi 03:55

Aşık Veysel’in kalbe dokunan en beğenilen 14 kısa şiiri

Aşık Veysel’in kalbe dokunan en beğenilen 14 kısa şiiri

Büyük halk ozanı Aşık Veysel olarak bilinen Veysel Şatıroğlu 1894 doğumludur. Veysel Şatıroğlu henüz 7 yaşındayken yakalandığı bir hastalıktan dolayı gözlerini kaybetmiştir. Yine aynı hastalık dolayısıyla da hayatını kaybetmiştir. Aşık Veysel Türk Edebiyatı’na kazandırdığı şiir eserleri ile adeta kalplere dokunmuştur. Uzun İnce Bir Yoldayım, Ben O Yar İle Konuştum gibi eserleri ile tanınan Aşık Veysel’in en beğenilen şiirlerini sizler için derledik, buyurun birlikte okuyalım;

Aşık Veysel’in En Kısa 14 Şiiri

Ben O Yar İle Konuştum

Sular çağlarken baharda

Ben o yar ile konuştum

O zaman gönül o yerde

Ateş aldı ben tutuştum

Sevdası kalbe yer etti

Kancasın sineme attı

Muhabbetim sevdam arttı

Bir tükenmez aşka düştüm

Bülbül gibi her dem sabah

Durmaz Veysel çeker ah ah

Ölüm ayrılıktan mubah

Ben bu candan dünden geçtim

Uzun İnce Bir Yoldayım

Uzun ince bir yoldayım

Gidiyorum gündüz gece

Bilmiyorum ne haldeyim

Gidiyorum gündüz gece

Dünyaya geldiğim anda

Yürüdüm aynı zamanda

İki kapılı bir handa

Gidiyorum gündüz gece

Uykuda dahi yürüyom

Kalmaya sebeb arıyom

Gidenleri hep görüyom

Gidiyorum gündüz gece

Kırkdokuz yıl bu yollarda

Ovada dağda çöllerde

Düşmüşüm gurbet ellerde

Gidiyorum gündüz gece

Şaşar Veysel işbu hale

Gah ağlayan gahi güle

Yetişmek için menzile

Gidiyorum gündüz gece

Gelmez Yola Gidiyorum

Selam saygı hepinize

Gelmez yola gidiyorum

Ne şehire ne de köye

Gelmez yola gidiyorum

Gemi bekliyor limanda

Gideceğim bir ummanda

Gözüm kalmadı cihanda

Gelmez yola gidiyorum

Eşim dostum yavrularım

İşte benim sonbaharım

Veysel karanlık yollarım

Gelmez yola gidiyorum

Sen Bir Çiçek Olsan Ben Bir Yaz Olsam

Her sabah her sabah suya giderken

Yar yolunda toprak olsam toz olsam

Bakıp dört köşeyi seyran ederken

Kara kaş altında ela göz olsam

Uğrunu uğrunu giderken yola

Nice dilsizleri getirir dile

Gövel ördek gibi inerken göle

Ya bir şahin olsam ya bir baz olsam

Veysel ördek olsun sen de göl yarim

Yeter artık kerem eyle gel yarim

Lale sümbül mor menekşe gül yarim

Sen bir çiçek olsan ben bir yaz olsam

Dün Gece Yar Eşiğinde

Dün gece yar eşiğinde giydiğim narincidir

Ben dosta karşı dururken dost beni zar incidir

Deveyi koyma bostana ırakibi bahçaya

Duvarından taş düşürür ayvayı nar incidir

Ulu sular akar gelir dalgası kütür kütür

Bahriler ummana dalmış ördeği göl incidir

Karıncayım kaderince gam yükü bezirganım

Yolcular yola gidende kervanı bel incidir

Ey Nesimi müstecap kıl çarşına pazarına

Bir haramzade türer de cümle şarı incidir

Anlatamam Derdimi Dertsiz İnsana

Anlatamam derdimi dertsiz insana

Derd çekmeyen dert kıymetin bilemez

Derdim bana derman imiş bilmedim

Hiçbir zaman gül dikensiz olamaz

Gülü yetiştirir dikenli çalı

Arı her çiçekten yapıyor balı

Kişi sabır ile bulur kemali

Sabretmeyen maksudunu bulamaz

Ah çeker aşıklar ağlar zarınan

Yüce dağlar şöhret bulmuş karınan

Çağlar deli gönül ırmaklarınan

Ağlar ağlar göz yaşların silemez

Veysel günler geçti yaş altmış oldu

Döküldü yaprağım güllerim soldu

Gemi yükün aldı gam ilen doldu

Harekete kimse mani olamaz

Aldanma

Aldanma cahilin kuru lafına

Kültürsüz insanın külü yalandır..

Hükmetse dunyanın her tarafına

Arzusu hedefi yolu yalandır..

Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz

Gül dikende biter diken gül olmaz

Vız vız eden her sineğin bal'olmaz

Peteksiz arının balı yalandır..

İnsan bir deryadır ilimle mahir

İlimsiz insanın şöhreti zahir

Cahilden iyilik beklenmez ahir

İşlediği amel hali yalandır..

Cahil okur amma alim olamaz

Kamillik ilmini herkes bilemez

Veysel bu sözlerin halka yaramaz

Sonra sana derler deli yalandır.

Benden Selam

Benden selam söylen vefasız yare

Gurbet benim olsun sıla kendine..

Çekilmedik derdimizi bölüşek

Yadı ben alayım sıla kendine..

Dökek derdimizi ölçek bölüşek

Ne el bize ne biz ele karışak

Felek bize gül demezki gülüşek

Cefa benim olsun çile kendine..

Çektigim cefalar yar senden geldi

Bana bu sitemler kar senden geldi

Başımdaki duman kar senden geldi

Ben kara bağlayım ala kendine..

Evvelden hastadır yaralı gönlüm

Sevdayı mahbuba ereli gönlüm

Aşkın gömleğine gireli gönlüm

Hicranı Veysel'den n'ola kendine

Eğer Görse İdim Göz İle Seni

Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı

Avlasam çöllerde saz ile seni

Bulunmaz dermanı yoktur ilacı

Vursam yaralasam söz ile seni

Kurulma sevdiğim güzelim deyin

Bağlanma karayı alları geyin

Ben bir çoban olsam sen de bir koyun

Seslesem elime tuz ile seni

Koyun olsan otlatırdım yaylada

Tellerini yoldurmazdım hoyrada

Balık olsan takla dönsen deryada

Düşürsem toruma bez ile seni

Veysel der ismini koymam dilimden

Ayrı düştüm vatanımdan ilimden

Kuş olsan da kurtulmazdın elimden

Eğer görse idim göz ile seni

Gine Mi Ağladın Kirpikler Nemli

Gine mi ağladın kirpikler nemli

Dostum niçin giyinmişsin karalar

Çiğ düşmüş gül gibi yüzünden belli

Senin derdin bu sinemi yaralar

Aziz dostum seni kimler ağlattı

Tecelli derdini derdime kattı

Yalan dünya nicelerini ağlattı

Kim bilir ki son mekanın nereler

Bu can bu cesede girelden beri

Aldık başımıza türlü kaderi

Çaresiz çaresiz ileri geri

Vakit gelir tamam olur sıralar

Cefanın sefanın farkı yok bence

Eğer düşünürsek inceden ince

Her ikisi de son haddine varınca

Dümdüz olur iniş yokuş dereler

Mihnet-i dünyaya tahammül gerek

Kahi ağlayarak kahi gülerek

Geçti günüm gözyaşlarım silerek

VEYSEL arar dertlerine çareler

Kardeşim

Beni hor görme kardeşim

Sen altınsın ben tunç muyum?

Aynı vardan var olmuşuz

Sen gümüşsün ben saç mıyım?

Ne var ise sende bende

Aynı varlık her bedende

Yarın mezara girende

Sen toksun da ben aç mıyım?

Topraktandır cümle beden

Nefsini öldür ölmeden

Böyle emretmiş yaradan

Sen kalemsin ben uç muyum?

Tabiata Veysel aşık

Topraktan olduk, kardaşık.

Aynı yolcuyuz yoldaşık

Sen yolcusun ben bac mıyım

Dostlar Beni Hatırlasın

Ben giderim adım kalır

Dostlar beni hatırlasın..

Düğün olur bayram gelir

Dostlar beni hatırlasın..

Can kafeste durmaz uçar

Dünya bir han konan göçer

Ay dolanır yıllar gecer

Dostlar beni hatırlasın..

Can bedenden ayrılacak

Tütmez baca yanmaz ocak

Selam olsun kucak kucak

Dostlar beni hatırlasın..

Ne gelsemdi ne giderdim

Günden güne arttı derdim

Garip kalır yerim yurdum

Dostlar beni hatırlasın..

Açar solar türlü çiçek

Kimler gülmüş kim gülecek

Murad yalan ölüm gerçek

Dostlar beni hatırlasın..

Gün ikindi akşam olur

Gör ki başa neler gelir

Veysel gider adı kalır

Değilim Dostum Beni

Dostum beni niçin zar incitirsin

Verdiğim ikrardan dönen değilim

Senden gayrısına meylimi vermem

Uçup daldan dala konan değilim

Dostum gönüllenme giden tez gelir

Herkes sevdiğine cilve naz gelir

Yar yüzüne yüz yıl baksam az gelir

Yüz yıl dahi baksam kanan değilim

Elifi mim yazılmıştır aşkına

Yoksa yarim yad mı çıktı köşküne

Ben yandım kül oldum senin aşkına

Beyhude yerlere yanan değilim

Boş Gitme Köyüne

Boş gitme köyüne ey bad-ı saba

Yare gözyaşımdan armağan götür

Perişan halimi sual eylerse

Zülfü tellerimden bir nişan götür

Varırsan yanına halvette ise

Konuşma yar ile ülfette ise

Üçbeş mahbup ile işarette ise

Mey-i meclisine armağan götür

Varırsan yanına badi gizli yar

Konuşma yar ile duymasın ağyar

Kamilin sözünü eyler aşikar

Sir nihan elinden armağan götür

 

YORUM YAPIN

Bu makaleye bir yorum yapın.

 
 
KAPAT